Tem
22
2009
0

Siyahtan Maviye Geçiş Telaşım

onluk

Şeffaf uçlu kalem olmak isterdim en zor sınavında
Ve arı maya silgim olmanı isterdim silmek istediklerim için hayatımda
Siyah önlükten maviye geçiş telaşımda
Seni yine yeniden sevmek isterdim kolalı yakarımla

Ve senin o ince dantelli annenin ördüğü güzel yakandaki güzel işlemelerin içinde tekrar sen olmanı isterdim. Zor değil biliyorum. Öyle çok da zaman geçmedi bilmem kaç bin yıl değil. Uzak yollardan gelmiyoruz ve çok uzaklara gitme niyetinde değiliz. Biz değildik biz olmadık ama içimizdeki biz hala facitle hesap yapıyor ziraat bankasında. Bir fazla bir eksik gösteriyor şu anki hesap makinelerinin aksine, doğruya dosdoğru, yanlışa yap yanlış demeden bir yaşamda olmak isterdim.

Belki sen o şarkıyı pilin bitmesin diye, kaseti hala kalemle geri alıyorsun. Belki hala sen akşam yemeği için annen eve çağırdığında sokaktaki oyununu bırakmak istemiyorsun. Belki sen hala içindeki o seni arıyorsun.

Belki sen uyuyorsun belki biliyorsun belki de… bilemiyorum..

Bilmek istiyorsan, ben hala dünyanın her hangi bir köşesine seninle gitmek istiyorum. Yoldayken de, işteyken de, evdeyken de ya da bir yerde güzel bir muhabbetle biraz bir şeyler içerken de aslında sıra örtüsünde yazdığımız ikimizin baş harflerini düşünüyorum.  Orada mısın, yok musun, oradaysan da yok musun?  Siyah beyaz bir fotoğrafta gülen yüzün olmak istiyorum ya da asker çıktığında sürpriz yumurtandan beğenmeyip bana vermeni istiyorum.

Elin olmak istiyorum, öğretmen cetveli eline her vurduğunda. Beraber gazoz kapağı toplamak istiyorum, ama erkek oyunu dersen papatya da toplayabiliriz. Kısaca sen nasıl istersen. Bil ki aklımda hep sen varsın, bil ki seni düşünüyorum.  Siyahı gördüm ki maviye geçiyorum. Henüz yanıp, bitip kül olmadan bu dağ ben sana bir hediye vermek istiyorum.  Portakalı soyup başucuma koymadan, ben bir yalan uydurmadan gölgelerin gücü adına seni  bana istiyorum.

Haziran, 2009

Yaziyi gonderen deniz.cetiner in: Makalelerim |
Tem
10
2009
0

Mavi gözlü, dev adamı özledim!

ataturk

Eskiden her mahalle bakkalında Atatürk resmi vardı, girdiğiniz her lokanta, her iş yeri, her evde. Şimdi yerini Arapça harflerle yazılmış kelimeler aldı. O zaman nasıl insanların Atatürk sevgileri prim yapıyorsa, şimdi de insanların din sevgileri prim yapıyor. Türkiye’de hiçbir şey değişmedi. Atatürkçülük de Dincilik de paranın tercih edilmesi ile artıyor ya da azalıyor. Kısacası milletimiz nasıl para kazanacaksa onun yanına geçiyor; yani benim memurum işini biliyor. Bu ayrışmaya da gerek yok, hepsi bir arada olabilir, ama dinciler Atatürk portresine tahammül edemiyor ve o bakkaldan alışveriş yapmıyorlar, Atatürkçüler de çok dindar öğeleri kullanan yerlerden alışveriş yapmıyorlar. Burada ince bir tespit yapmadan geçemeyeceğim, neden bilmiyorum ama Atatürk portresi açanların mekanları daha temiz ve düzenli oluyor. Oysa temizlik imandan gelir dememişler miydi bize? Doğruyu söylemek gerekirse, ben 40 santim sakalı olan birisinin getirdiği ayranı içmek istemiyorum.

Bu devleti hatta milleti oluşturan yeni bir birlik sağlayan, şu anda esaret altında bir Irak ya da Filistin olmamamızı, bir Müslüman olarak dinimizi utanmadan yaşamamızı ve bir Türk’üm diyen olarak bu topraklar bizim dememizi sağlayan yegane insan olan Mustafa Kemal’in portresini asmaktan niye korkasınız ki, bu ülkenin %40’ı AKP’ye oy verdi diye mi? Ya da bir kişinin niye dine olan bağlılığından dolayı lokantasının bir köşesine “Her şey Allah’ındır” yazmasını niye gerici olarak düşünürsünüz ki? Bu ülkenin %40’ı AK Parti’ye oy verdi diye mi?
 
Problemi bulduk, AKP ya da AK Parti kimin nasıl söylediği, gerçeği değiştirmez. AKP’nin din kökenli politikaları ve devletin laik düzenine gelen darbeler, korkular, sindirmelerdir problem olan. Demek ki laiklik bize lazımmış, aşırı dincilerden korkmamamız için de, dini rahatça yaşayabilmemiz için de, dinsizin özgürce yaşayabilmesi için de. 
 
Yazdıklarımın dışında kişisel olarak, Atatürk’ü ve Atatürk portrelerini çok özlediğimi belirtmek istiyorum. Mavi gözlü dev adamı! Bize hepimizin bu ülke için her an bir şeyler yapabileceğini hatırlatan tek kişi görmeyi özledim.
Yaziyi gonderen deniz.cetiner in: Makalelerim |
 
adc

Altyapi ADC