
Mümkün mü? Tabi ki değil. Zaman geçiyor ve zaman kavramının içinde geçtiğimiz yollar kalıyor. Hiçbir zaman aynı yoldan geçemiyoruz. Ne kozmozdaki kara delikler, ne de Süleyman Demirel’in aşınmayan yolları çare olmuyor. Ne yapmalıyız peki hayatta, üzüldüğümüz, yıkıldığımız yollara başı dik dönmek için, neleri değiştirmeliyiz. Zamanı mı değiştirmeliyiz ya da o kişileri, o duvarları tekrar bir araya mı getirmeliyiz. Olmuyor yapılacak da pek bir şey yok.
Düşsün mü herkes yılgınlığa, yol vermesinler mi kanatlı atlara. Geçti mi diyelim, bitti mi diyelim. Onca yıllardan sonra tekrar geri mi dönelim. Olmamış yaşamların vurgunluğunda, eksik yarınların acizliğinde şu koltukta oturup müzik dinlerken, müziğin içinden çıkardığım cümlelerle bu yazıyı yazarken hala düşünüyorum.


